انْدَسَّ الطِّفْلُ إِلَى السِّينَمَا دُونَ أَنْ يُلَاحِظَهُ أَحَدٌ مِنَ الْعَامِلِينَ.
Çocuk, çalışanlardan kimsenin fark etmemesi üzerine sinemaya gizlice girdi.
انْدَسَّ الطِّفْلُ إِلَى السِّينَمَا دُونَ أَنْ يُلَاحِظَهُ أَحَدٌ مِنَ الْعَامِلِينَ.
Çocuk, çalışanlardan kimsenin fark etmemesi üzerine sinemaya gizlice girdi.
انْدَسَّ الْجَاسُوسُ بَيْنَ صُفُوفِ الْعَدُوِّ لِجَمْعِ مَعْلُومَاتٍ اسْتِخْبَارَاتِيَّةٍ مُهِمَّةٍ.
Casus, önemli istihbarat bilgileri toplamak için düşman saflarına sızdı.