انْقَضَّ الْبَازُ بِسُرْعَةٍ مِنَ الْأَعْلَى إِلَى الْأَسْفَلِ لِاصْطِيَادِ فَرِيسَتِهِ.
Atmaca, avını yakalamak için yüksekten hızla aşağı doğru süzüldü.
انْقَضَّ الْبَازُ بِسُرْعَةٍ مِنَ الْأَعْلَى إِلَى الْأَسْفَلِ لِاصْطِيَادِ فَرِيسَتِهِ.
Atmaca, avını yakalamak için yüksekten hızla aşağı doğru süzüldü.
اسْتَخْدَمَ الصَّيَّادُونَ الْبَازَ فِي الصَّيْدِ لِقُرُونٍ عَدِيدَةٍ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ.
Avcılar bu bölgede yüzyıllardır avlanmak için doğan kullanıyorlar.
يُحَلِّقُ الْبَازُ فِي السَّمَاءِ بَحْثًا عَنْ فَرِيسَتِهِ فِي الْحُقُولِ الْوَاسِعَةِ.
Şahin, geniş tarlalarda avını aramak için gökyüzünde süzülüyor.
sungur