بَتَرَ

يَبْتُرُ، بَتْر
Aynı yazılan 1 kelime daha

بَتَرَ الْجَرَّاحُ الْوَرَمَ الْخَبِيثَ مِنْ جِسْمِ الْمَرِيضِ لِإِنْقَاذِ حَيَاتِهِ.

Cerrah, hastanın hayatını kurtarmak için kötü huylu tümörü vücudundan kesti.

يَقُومُ الْبُسْتَانِيُّ بِبَتْرِ الْأَغْصَانِ الزَّائِدَةِ لِتَحْسِينِ نُمُوِّ الشَّجَرَةِ.

Bahçıvan, ağacın büyümesini iyileştirmek için fazla dalları buduyor.

İlişkili Kelimeler

بَتْر

كَانَ لَا بُدَّ مِنْ إِجْرَاءِ بَتْرٍ فِي سَاقِهِ بِسَبَبِ مَرَضِ السُّكَّرِيِّ الْحَادِّ.

Şiddetli diyabet nedeniyle bacağında ampütasyon yapılması gerekti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler