بُحَّة

بُحَاح

أُصِيبَتِ الْمُطْرِبَةُ بِبُحَّةٍ فِي صَوْتِهَا قَبْلَ الْحَفْلِ بِسَبَبِ الْإِرْهَاقِ.

Şarkıcı, yorgunluk nedeniyle konserden önce ses kısıklığı yaşadı.

تَسَبَّبَتْ بُحَّةُ الصَّوْتِ فِي صُعُوبَةِ تَحَدُّثِي بِوُضُوحٍ.

Ses kısıklığı, net bir şekilde konuşmamı zorlaştırdı.

شَعَرْتُ بِبُحَّةٍ خَفِيفَةٍ فِي صَوْتِي بَعْدَ الغِنَاءِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ.

Uzun süre şarkı söyledikten sonra sesimde hafif bir ses çatallanması hissettim.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler