فِي الصَّيْفِ نَذْهَبُ كُلَّ أُسْبُوعٍ إِلَى الْبَحْرِ وَنَسْبَحُ مَعَ أَصْدِقَائِنَا.
Yazın her hafta denize gidiyor ve arkadaşlarımızla yüzüyoruz.
فِي الصَّيْفِ نَذْهَبُ كُلَّ أُسْبُوعٍ إِلَى الْبَحْرِ وَنَسْبَحُ مَعَ أَصْدِقَائِنَا.
Yazın her hafta denize gidiyor ve arkadaşlarımızla yüzüyoruz.
كَانَتْ عَيْنَاهُ بَحْرًا مِنَ الحُزْنِ بَعْدَ سَمَاعِ الخَبَرِ السَّيِّئِ.
Kötü haberi duyduktan sonra gözleri bir hüzün deryasıydı.
تَعَلَّمَ الطُّلَّابُ فِي دَرْسِ الشِّعْرِ أَنَّ الْبَحْرَ هُوَ الْوَزْنُ الَّذِي تُكْتَبُ بِهِ الْقَصِيدَةُ.
Öğrenciler şiir dersinde bahrin, kasidenin yazıldığı vezin olduğunu öğrendiler.
okyanus, umman