بَدَا

يَبْدُو، بُدُوّ

بَدَا الطَّقْسُ جَمِيلًا الْيَوْمَ، لِذَلِكَ قَرَّرْنَا الذَّهَابَ فِي نُزْهَةٍ.

Hava bugün güzel görünüyordu, bu yüzden pikniğe gitmeye karar verdik.

تَبْدُو مَرِيضًا، يَجِبُ أَنْ تَذْهَبَ إِلَى الطَّبِيبِ.

Hasta gözüküyorsun, doktora gitmelisin.

بَدَا الْحَقُّ وَاضِحًا بَعْدَ التَّحْقِيقِ.

Soruşturmadan sonra gerçek ortaya çıktı.

İlişkili Kelimeler