بَرَّرَ

يُبَرِّرُ، تَبْرِير

حَاوَلَ الْمُحَامِي أَنْ يُبَرِّرَ تَصَرُّفَاتِ مُوَكِّلِهِ أَمَامَ الْمَحْكَمَةِ.

Avukat, mahkeme önünde müvekkilinin davranışlarını haklı çıkarmaya çalıştı.

حَاوَلَ الطَّالِبُ أَنْ يُبَرِّرَ تَأَخُّرَهُ عَنِ الِامْتِحَانِ بِتَقْدِيمِ عُذْرٍ غَيْرِ مُقْنِعٍ لِلْمُدَرِّسِ

Öğrenci, öğretmene ikna edici olmayan bir bahane sunarak sınava geç kalmasını mazaret göstermeye çalıştı.

İlişkili Kelimeler