بَرَزَت مَوهِبَتُهُ الفَنِّيَّةُ في سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ جِدًّا.
Sanatsal yeteneği çok erken yaşta öne çıktı.
بَرَزَت مَوهِبَتُهُ الفَنِّيَّةُ في سِنٍّ مُبَكِّرَةٍ جِدًّا.
Sanatsal yeteneği çok erken yaşta öne çıktı.
بَرَزَ القَمَرُ كامِلاً في سَماءِ اللَّيلَةِ الصّافِيَةِ.
Dolunay, berrak gece gökyüzünde göründü.
بَدَأَتْ عَلَامَاتُ التَّعَبِ تَبْرُزُ عَلَى وَجْهِهِ بَعْدَ يَوْمِ عَمَلٍ طَوِيلٍ.
Uzun bir iş gününden sonra yorgunluk belirtileri yüzünde belirmeye başladı.
ortaya çıkmak, meydana çıkmak, baş göstermek, göze çarpmak, temeyyüz etmek, temayüz etmek, tebarüz etmek, peydah olmak, barizleşmek