أَثْبَتَتِ الْمَحْكَمَةُ أَنَّ الْمُتَّهَمَ بَرِيءٌ مِنَ التُّهَمِ الْمُوَجَّهَةِ إِلَيْهِ.
Mahkeme, sanığın kendisine yöneltilen suçlamalardan masum olduğunu kanıtladı.
أَثْبَتَتِ الْمَحْكَمَةُ أَنَّ الْمُتَّهَمَ بَرِيءٌ مِنَ التُّهَمِ الْمُوَجَّهَةِ إِلَيْهِ.
Mahkeme, sanığın kendisine yöneltilen suçlamalardan masum olduğunu kanıtladı.
الطِّفْلُ البَرِيءُ لَا يَعْرِفُ شَيْئًا عَنِ المَشَاكِلِ الَّتِي تَحْدُثُ مِنْ حَوْلِهِ.
Masum çocuk, etrafında olup biten sorunlar hakkında hiçbir şey bilmiyor.
tertemiz, naif, pak, günahsız, kabahatsiz, safdilli, bigünah