أَعْتَقِدُ أَنَّ هَذَا القَدْرَ مِنَ الطَّعَامِ بَسْ لِشَخْصٍ وَاحِدٍ.

Bence bu kadar yemek bir kişi için yeterli.

المَالُ الَّذِي ادَّخَرْتُهُ بَسْ لِتَغْطِيَةِ نَفَقَاتِ السَّفَرِ.

Biriktirdiğim para seyahat masraflarını karşılamaya kâfi.

أُرِيدُ الذَّهَابَ، بَسْ لَيْسَ لَدَيَّ وَقْتٌ.

Gitmek istiyorum ama vaktim yok.

أُرِيدُ كُوبَ مَاءٍ بَسْ.

Sadece bir bardak su istiyorum.

بَسَّ

بَسَّ الطَّبَّاخُ الْمِلْحَ عَلَى اللَّحْمِ.

Aşçı etin üzerine tuz serpti.