بَصَمَ الرَّجُلُ عَلَى الِاتِّفَاقِيَّةِ لِإِثْبَاتِ مُوَافَقَتِهِ عَلَى الشُّرُوطِ.
Adam şartları kabul ettiğini kanıtlamak için anlaşmaya parmak bastı.
بَصَمَ الرَّجُلُ عَلَى الِاتِّفَاقِيَّةِ لِإِثْبَاتِ مُوَافَقَتِهِ عَلَى الشُّرُوطِ.
Adam şartları kabul ettiğini kanıtlamak için anlaşmaya parmak bastı.
بَصَمَ الْجَدُّ عَلَى الْوَرَقَةِ لِأَنَّهُ لَا يَكْتُبُ.
Dede yazı yazamadığı için kâğıdı parmak iziyle onayladı.