بَطَّأَ

يُبَطِّئُ، تَبْطِئَة

بَطَّأَ السَّائِقُ سُرْعَةَ السَّيَّارَةِ بِسَبَبِ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.

Sürücü, şiddetli yağmur nedeniyle arabanın hızını yavaşlattı.

بَطَّأَ الزِّحَامُ وُصُولَنَا إِلَى الْمَدْرَسَةِ.

Kalabalık okula varışımızı geciktirdi.

İlişkili Kelimeler