بَعْضُ الطُّلَّابِ يَذْهَبُونَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ بِالْحَافِلَةِ، وَبَعْضُهُمْ يَمْشُونَ عَلَى الْأَقْدَامِ.
Bazı öğrenciler okula otobüsle gider, bazıları da yürüyerek gider.
بَعْضُ الطُّلَّابِ يَذْهَبُونَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ بِالْحَافِلَةِ، وَبَعْضُهُمْ يَمْشُونَ عَلَى الْأَقْدَامِ.
Bazı öğrenciler okula otobüsle gider, bazıları da yürüyerek gider.
جَاءَ بَعْضُ أَصْدِقَائِي إِلَى بَيْتِي مَسَاءَ أَمْسِ وَلَعِبْنَا مَعاً حَتَّى اللَّيْلِ.
Dün akşam birkaç arkadaşım evime geldi ve geceye kadar birlikte oynadık.
فِي الصَّبَاحِ يَشْرَبُ بَعْضُ النَّاسِ الْقَهْوَةَ، وَيَشْرَبُ الْبَعْضُ الْآخَرُ الشَّايَ.
Sabahları kimi insanlar kahve içer, kimileri ise çay içer.
Ayrıca: bazısı, bir parça
birtakım, birtakımı