الْمَدِينَةُ الَّتِي أَعِيشُ فِيهَا بَعِيدَةٌ عَنِ الْبَحْرِ، لِذَلِكَ أُسَافِرُ لِزِيَارَتِهِ
Yaşadığım şehir denize uzak, bu yüzden onu ziyaret etmek için seyahat ediyorum.
الْمَدِينَةُ الَّتِي أَعِيشُ فِيهَا بَعِيدَةٌ عَنِ الْبَحْرِ، لِذَلِكَ أُسَافِرُ لِزِيَارَتِهِ
Yaşadığım şehir denize uzak, bu yüzden onu ziyaret etmek için seyahat ediyorum.
أَتَمَنَّى أَنْ يَكُونَ المُسْتَقْبَلُ بَعِيدًا عَنِ المَشَاكِلِ وَالصُّعُوبَاتِ الَّتِي نُوَاجِهُهَا
Umarım gelecek karşılaştığımız sorunlardan ve zorluklardan uzak olur.
mesafeli