بُغْيَة

كَانَتْ بُغْيَتُهُ الْحُصُولَ عَلَى أَعْلَى الدَّرَجَاتِ.

Amacı en yüksek notları almaktı.

كَانَتْ بُغْيَةُ الِاجْتِمَاعِ مُنَاقَشَةَ الْمَشَارِيعِ الْجَدِيدَةِ وَتَحْدِيدَ الْأَوْلَوِيَّاتِ.

Toplantının maksadı yeni projeleri tartışmak ve öncelikleri belirlemekti.

سَافَرَ أَخِي إِلَى لَنْدَنَ بُغْيَةَ دِرَاسَةِ الطِّبِّ.

Kardeşim tıp okumak amacıyla Londra'ya gitti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler