تُعْتَبَرُ هٰذِهِ الْغَابَةُ مِنْطَقَةً بِكْرًا لَمْ يَمَسَّهَا الْإِنْسَانُ بَعْدُ.
Bu orman, insanın henüz dokunmadığı bakir bir bölge olarak kabul edilir.
تُعْتَبَرُ هٰذِهِ الْغَابَةُ مِنْطَقَةً بِكْرًا لَمْ يَمَسَّهَا الْإِنْسَانُ بَعْدُ.
Bu orman, insanın henüz dokunmadığı bakir bir bölge olarak kabul edilir.
لَا تَزَالُ هُنَاكَ فَتَيَاتٌ أَبْكَارٌ فِي هَذِهِ الْقَرْيَةِ.
Bu köyde hala bakire kızlar var.
هَذَا هُوَ الْإِنْتَاجُ الْبِكْرُ لِحُقُولِ النَّفْطِ الْجَدِيدَةِ فِي الصَّحْرَاءِ.
Bu, sahrada yeni petrol sahalarının ilk üretimidir.
el değmemiş, balta değmemiş, insan ayağı değmemiş
بَكَّرُوا فِي الذَّهَابِ إِلَى الْمَطَارِ لِلْحَاقِ بِالطَّائِرَةِ.
Uçağa yetişmek için havalimanına erkenden gittiler.