أَحْتَاجُ إِلَى بَلْسَمٍ لِتَهْدِئَةِ بَشَرَتِي الْمُتَهَيِّجَةِ بَعْدَ التَّعَرُّضِ لِلشَّمْسِ.
Güneşe maruz kaldıktan sonra tahriş olmuş cildimi yatıştırmak için bir merheme ihtiyacım var.
أَحْتَاجُ إِلَى بَلْسَمٍ لِتَهْدِئَةِ بَشَرَتِي الْمُتَهَيِّجَةِ بَعْدَ التَّعَرُّضِ لِلشَّمْسِ.
Güneşe maruz kaldıktan sonra tahriş olmuş cildimi yatıştırmak için bir merheme ihtiyacım var.
كَلِمَاتُهُ كَانَتْ بَلْسَمًا شَافِيًا لِجُرُوحِي العَمِيقَةِ.
Onun sözleri, derin yaralarıma şifa veren bir balsam gibiydi.
كَانَ وُجُودُهُ بِجَانِبِي بَلْسَمًا لِي فِي أَوْقَاتِ الشِّدَّةِ.
Zor zamanlarda yanımda olması benim için bir teselliydi.
balzam, melhem