بَلَق

كَانَ الْحِصَانُ بَلَقاً، نِصْفُهُ أَبْيَضُ وَنِصْفُهُ أَسْوَدُ.

At alacaydı, yarısı beyaz yarısı siyahtı.

رَأَيْتُ كَلْباً بَلَقاً يَجْرِي فِي الْحَدِيقَةِ.

Parkta benekli bir köpek gördüm.