بَهَجَ

بَهَجَنِي كَثِيراً رُؤْيَةُ الأَطْفَالِ يَلْعَبُونَ فِي الحَدِيقَةِ بِسَعَادَةٍ.

Çocukların parkta mutlu bir şekilde oynadığını görmek beni çok sevindirdi.

بَهَجَتْنِي كَلِمَاتُهُ اللَّطِيفَةُ فِي ذَلِكَ اليَوْمِ العَصِيبِ.

O zor günde nazik sözleri beni neşelendirdi.

بَهَجَتْنِي الهَدِيَّةُ الَّتِي قَدَّمَهَا لِي صَدِيقِي فِي عِيدِ مِيلَادِي.

Doğum günümde arkadaşımın bana verdiği hediye beni mutlu etti.