تَارِك

رَأَيْتُ رَجُلًا تَارِكًا بَيْتَهُ فِي الصَّبَاحِ.

Sabah evini terk eden bir adam gördüm.

تَارِكُ الْعَمَلِ بِدُونِ إِذْنٍ يُعَرِّضُ نَفْسَهُ لِلْمُسَاءَلَةِ الْقَانُونِيَّةِ.

İzinsiz işi bırakan kişi, kendini yasal sorumluluğa maruz bırakır.