kaybolmakتَاهَ السَّائِحُ فِي الْغَابَةِ الْكَبِيرَةِ وَلَمْ يَتَمَكَّنْ مِنَ الْعَوْدَةِ.Turist büyük ormanda kayboldu ve geri dönemedi.
şaşırmakتَاهَ فِي أَفْكَارِهِ الْعَمِيقَةِ وَلَمْ يَنْتَبِهْ لِمَا حَوْلَهُ.Derin düşüncelerine daldı ve etrafına dikkat etmedi.