تَحْدِيدُ الأَهْدَافِ هُوَ الخُطْوَةُ الأُولَى نَحْوَ النَّجَاحِ.
Hedefleri belirlemek başarıya giden ilk adımdır.
تَحْدِيدُ الأَهْدَافِ هُوَ الخُطْوَةُ الأُولَى نَحْوَ النَّجَاحِ.
Hedefleri belirlemek başarıya giden ilk adımdır.
تَحْدِيدُ المُصْطَلَحَاتِ ضَرُورِيٌّ لِفَهْمِ النَّصِّ.
Metni anlamak için terimlerin tanımlanması gereklidir.
تَحْدِيدُ المُشْكِلَةِ هُوَ نِصْفُ الحَلِّ فِي كَثِيرٍ مِنَ الأَحْيَانِ.
Sorunu saptamak çoğu zaman çözümün yarısıdır.
tespit, tayin, tanım, kısıtlama, sınırlama, işaretleme, belirtme, belirlenim, belirlenme, belirtilme, ayırtma, determinasyon, mimleme, mimlenme, kararlaştırılma, kararlaştırma, kısıtlanış, kısıtlanma, kısıtlayış, kısıtlılık, muayyeniyet, işaretlenme, özgüleme, saptanım, saptanış, saptanma, saptayış, tahdit, belirleniş, belirleyiş, işaretleyiş, işaretleniş, belirtililik, işaretletme, belirletme, çevreleme, tanımlanma, sınırlanış, sınırlanma, sınırlayış, tanımlatma, özgülenme, sınırlandırma, muayyenlik, belirlilik