شَعَرَتْ سَارَةُ بِتَحَرُّجٍ عِنْدَمَا سَأَلَهَا المُدِيرُ عَنْ رَاتِبِهَا.

Müdür maaşını sorduğunda Sara çekinme hissetti.

تَحَرَّجَ

يَتَحَرَّجُ، تَحَرُّج

تَحَرَّجَتِ الْفَتَاةُ عِنْدَمَا اكْتَشَفَتْ أَنَّهَا نَسِيَتْ مِحْفَظَتَهَا فِي الْمَنْزِلِ.

Kız, cüzdanını evde unuttuğunu fark ettiğinde mahcup oldu.

تَحَرَّجَ الشَّابُّ مِنَ التَّحَدُّثِ أَمَامَ الْجُمْهُورِ الْكَبِيرِ فِي الْقَاعَةِ.

Genç adam salondaki büyük kalabalığın önünde konuşmaktan utandı.

لَا تَتَحَرَّجْ مِنْ طَرْحِ الْأَسْئِلَةِ الَّتِي تَدُورُ فِي ذِهْنِكَ.

Aklında dönen soruları sormaktan çekinme.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler