قَدْ تَتَعَرَّضُ النِّسَاءُ لِلتَّحَرُّشِ الْجِنْسِيِّ فِي مَكَانِ الْعَمَلِ.
Kadınlar, iş yerinde cinsel tacize maruz kalabiliyorlar.
قَدْ تَتَعَرَّضُ النِّسَاءُ لِلتَّحَرُّشِ الْجِنْسِيِّ فِي مَكَانِ الْعَمَلِ.
Kadınlar, iş yerinde cinsel tacize maruz kalabiliyorlar.
sarkıntılık, taharrüş, tacizlik, tasallut, askıntılık, sataşma
لَا تَسْمَحْ لِأَحَدٍ أَنْ يَتَحَرَّشَ بِكَ أَوْ يُقَلِّلَ مِنْ شَأْنِكَ.
Kimsenin seni rahatsız etmesine veya küçümsemesine izin verme.
تَحَرَّشَ الرَّجُلُ بِزَمِيلَتِهِ فِي الْعَمَلِ.
Adam iş arkadaşını taciz etti.
تَحَرَّشَ الشَّابُّ بِالْفَتَاةِ فِي الشَّارِعِ.
Genç adam sokakta kıza sarkıntılık etti.
taharrüş etmek, askıntılık etmek