أَبْدَى تَحَفُّظَهُ بِشَأْنِ الْخُطَّةِ الْجَدِيدَةِ حَتَّى يَتِمَّ تَوْضِيحُ بَعْضِ النِّقَاطِ.
Bazı noktalar açıklığa kavuşturulana kadar yeni planla ilgili çekincelerini dile getirdi.
أَبْدَى تَحَفُّظَهُ بِشَأْنِ الْخُطَّةِ الْجَدِيدَةِ حَتَّى يَتِمَّ تَوْضِيحُ بَعْضِ النِّقَاطِ.
Bazı noktalar açıklığa kavuşturulana kadar yeni planla ilgili çekincelerini dile getirdi.
يَجِبُ التَّعَامُلُ مَعَ هَذِهِ الْمَعْلُومَاتِ بِتَحَفُّظٍ حَتَّى يَتِمَّ التَّأَكُّدُ مِنْ صِحَّتِهَا.
Bu bilgilerin doğruluğu teyit edilene kadar ihtiyatla ele alınması gerekir.
أَظْهَرَ تَحَفُّظًا فِي التَّعْبِيرِ عَنْ رَأْيِهِ لِتَجَنُّبِ إِثَارَةِ الْجَدَلِ.
Tartışma yaratmamak için fikrini ifade etmede sakınma gösterdi.
tereddüt, rezerv, çekinme, çekimsenme, çekimserlik, çekingenlik, çekiniş, ihtiyatkârlık, ihtiraz, istinkâf, sakınganlık, perva, mesafelilik, çekiniklik
تَحَفَّظَ الطَّالِبُ مِنَ الْإِجَابَةِ أَمَامَ الْجَمِيعِ.
Öğrenci herkesin önünde cevap vermekten çekindi.