شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ تَحَوُّلًا كَبِيرًا خِلَالَ السَّنَوَاتِ الْعَشْرِ الْأَخِيرَةِ.
Şehir son on yılda büyük bir dönüşüm geçirdi.
شَهِدَتِ الْمَدِينَةُ تَحَوُّلًا كَبِيرًا خِلَالَ السَّنَوَاتِ الْعَشْرِ الْأَخِيرَةِ.
Şehir son on yılda büyük bir dönüşüm geçirdi.
كَانَتْ عَمَلِيَّةُ تَحَوُّلِ الشَّرِكَةِ مُؤْلِمَةً لِلْغَايَةِ.
Şirketin geçiş süreci oldukça sancılı geçti.
dönme, şekil değiştirme, değişme, sapma, değişkenlik, mutasyon, dönüşme, dönelme, değişinim, değişiş, inhiraf, istihale, metamorfizm, metamorfoz, tahavvül, transformasyon, tebeddül, bukalemunlaşma, evrilim, başkalaşım, başkalaşma, hâllenme
تَحَوَّلَ مَوْقِفُهُ تَمَامًا بَعْدَ سَمَاعِ الْحَقِيقَةِ.
Gerçeği duyduktan sonra tavrı tamamen değişti.
عِنْدَمَا يَنْزِلُ الْمَطَرُ فِي الشِّتَاءِ، يَتَحَوَّلُ الطَّرِيقُ أَمَامَ بَيْتِنَا إِلَى نَهْرٍ صَغِيرٍ.
Kışın yağmur yağınca evimizin önündeki yol küçük bir nehre dönüşür.
تَحَوَّلَتِ التِّكْنُولُوجْيَا بِشَكْلٍ كَبِيرٍ خِلَالَ السَّنَوَاتِ الْأَخِيرَةِ.
Teknoloji son yıllarda önemli ölçüde evrildi.
dönmek, inkılap etmek, tagayyür etmek, tahavvül etmek, evrimleşmek, istihale etmek, başkalaşmak, hâllenmek