أَلْقَى الْجُنْدِيُّ تَحِيَّةً عَسْكَرِيَّةً لِلضَّابِطِ.
Asker subaya askeri selam verdi.
أَلْقَى الْجُنْدِيُّ تَحِيَّةً عَسْكَرِيَّةً لِلضَّابِطِ.
Asker subaya askeri selam verdi.
أَعْرَبَ عَنْ تَحِيَّتِهِ وَتَقْدِيرِهِ لِلْجُهُودِ الْمَبْذُولَةِ.
Gösterilen çabalara saygı ve takdirini dile getirdi.
selam vermek, selam söylemek, selamlama, esenleme, merhabalaşma, selamlaşma, selamlayış, selam yollamak