تَخَفَّى الْمُجْرِمُ فِي حَشْدٍ كَبِيرٍ مِنَ النَّاسِ لِتَجَنُّبِ الْقَبْضِ عَلَيْهِ.
Suçlu, yakalanmamak için büyük bir insan kalabalığının içinde gizlendi.
تَخَفَّى الْمُجْرِمُ فِي حَشْدٍ كَبِيرٍ مِنَ النَّاسِ لِتَجَنُّبِ الْقَبْضِ عَلَيْهِ.
Suçlu, yakalanmamak için büyük bir insan kalabalığının içinde gizlendi.
تَخَفَّى الطِّفْلُ وَرَاءَ السِّتَارِ لِيُفَاجِئَ وَالِدَتَهُ عِنْدَمَا تَدْخُلُ الْغُرْفَةَ.
Çocuk, annesi odaya girdiğinde onu şaşırtmak için perdenin arkasına saklandı.
تَخَفَّتِ الْمَرْأَةُ بِوِشَاحٍ كَبِيرٍ لِحِمَايَةِ وَجْهِهَا مِنَ الشَّمْسِ.
Kadın yüzünü güneşten korumak için büyük bir eşarpla örtündü.
tebdil gezmek, pusmak