تَدَحْرَجَتِ الْكُرَةُ مِنْ أَعْلَى التَّلِّ إِلَى الْأَسْفَلِ بِسُرْعَةٍ.
Top tepeden aşağıya hızla yuvarlandı.
تَدَحْرَجَتِ الْكُرَةُ مِنْ أَعْلَى التَّلِّ إِلَى الْأَسْفَلِ بِسُرْعَةٍ.
Top tepeden aşağıya hızla yuvarlandı.
تَدَحْرَجَتِ الصَّخْرَةُ الْكَبِيرَةُ عَبْرَ الطَّرِيقِ.
Büyük kaya yol boyunca dönerek ilerledi.
ağnamak, tekerlenmek, haddelenmek
ağınma, yuvarlanış, tekerlenme, yuvarlayış