تَذَكَّرْ دَائِمًا أَنْ تَكُونَ صَادِقًا فِي تَعَامُلَاتِكَ مَعَ الْآخَرِينَ.
Başkalarıyla ilişkilerinde her zaman dürüst olmayı unutma.
تَذَكَّرْ دَائِمًا أَنْ تَكُونَ صَادِقًا فِي تَعَامُلَاتِكَ مَعَ الْآخَرِينَ.
Başkalarıyla ilişkilerinde her zaman dürüst olmayı unutma.
تَذَكَّرْتُ صَدِيقًا قَدِيمًا بَعْدَ وَقْتٍ طَوِيلٍ وَاتَّصَلْتُ بِهِ.
Uzun zaman sonra eski bir arkadaşımı anımsadım ve onu aradım.
Ayrıca: aklına gelmek
akla gelmek, aklına düşmek, akılda tutmak, kafasında tutmak, hatırına gelmek, gözünün önüne gelmek, yâd etmek, hatır eylemek, hatırında tutmak, tahattur etmek, derhatır etmek, bellemek, ansımak, usuna getirmek
الذِّكْرُ هُوَ تَذَكُّرُ اللَّهِ وَاسْتِحْضَارُهُ بِاسْتِمْرَارٍ.
Zikir, Allah'ı sürekli hatırlamak ve anmaktır.
yâd, belleme, anımsama, anımsanma, tahattur, tezekkür, anabilme, anılış, anımsanış, hatırlanış, anımsayış, hatırlayış, belleyiş, bellenme, ansıma, hatırlanma, derhatır