تَرَجَّلَ

يَتَرَجَّلُ، تَرَجُّل

تَرَجَّلَ السَّائِحُ مِنَ السَّيَّارَةِ لِالْتِقَاطِ صُوَرٍ لِلْمَنَاظِرِ الطَّبِيعِيَّةِ الْخَلَّابَةِ.

Turist, nefes kesen manzaraların fotoğraflarını çekmek için arabadan indi.

تَرَجَّلَ الْفَارِسُ عَنْ حِصَانِهِ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ وَشَاقَّةٍ فِي الصَّحْرَاءِ.

Şövalye, çölde uzun ve zorlu bir yolculuktan sonra atından indi.

تَرَجَّلَ الْمُسَافِرُونَ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ بِالْقِطَارِ لِاسْتِكْشَافِ الْمَدِينَةِ الْجَدِيدَةِ.

Yolcular, uzun bir tren yolculuğundan sonra yeni şehri keşfetmek için yürümeye başladılar.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler