تَرَحَّلَ

يَتَرَحَّلُ، تَرَحُّل

أُخَطِّطُ لِلتَّرَحُّلِ إِلَى أُورُوبَّا الصَّيْفَ الْقَادِمَ لِزِيَارَةِ الْمَعَالِمِ السِّيَاحِيَّةِ.

Gelecek yaz Avrupa'ya seyahat ederek turistik yerleri ziyaret etmeyi planlıyorum.

الْعَدِيدُ مِنَ النَّاسِ يُفَضِّلُونَ التَّرَحُّلَ بِالْقِطَارِ لِلِاسْتِمْتَاعِ بِالْمَنَاظِرِ الطَّبِيعِيَّةِ.

Birçok insan doğal manzaraların tadını çıkarmak için trenle yolculuk yapmayı tercih ediyor.

تَضْطَرُّ بَعْضُ القَبَائِلِ إِلَى التَّرَحُّلِ بَحْثًا عَنِ المَاءِ فِي فَصْلِ الجَفَافِ.

Bazı kabileler kuraklık mevsiminde su arayışı için göç etmek zorunda kalıyor.

İlişkili Kelimeler