تَزَبَّدَ

تَزَبَّدَ الصَّابُونُ عِنْدَ إِضَافَةِ الْمَاءِ وَتَحْرِيكِهِ بِقُوَّةٍ.

Su eklenip kuvvetlice karıştırıldığında sabun köpürür.

تَزَبَّدَ الْبَحْرُ عِنْدَ ارْتِطَامِ الْأَمْوَاجِ بِالصُّخُورِ.

Dalgalar kayalara çarptığında deniz köpüklenir.

تَزَبَّدَ الرَّجُلُ غَضَبًا عِنْدَمَا عَلِمَ بِالْخِيَانَةِ.

Adam ihaneti öğrendiğinde öfkeden köpürdü.

Eşdizimler