يَلْعَبُ التَّعْلِيمُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي مُكَافَحَةِ التَّزَمُّتِ مِنْ خِلَالِ تَشْجِيعِ التَّفْكِيرِ النَّقْدِيِّ.
Eğitim, bağnazlaşma ile mücadelede önemli bir rol oynayarak eleştirel düşünmeyi teşvik eder.
يَلْعَبُ التَّعْلِيمُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي مُكَافَحَةِ التَّزَمُّتِ مِنْ خِلَالِ تَشْجِيعِ التَّفْكِيرِ النَّقْدِيِّ.
Eğitim, bağnazlaşma ile mücadelede önemli bir rol oynayarak eleştirel düşünmeyi teşvik eder.
bağnazlık, biçimcilik, softalaşma, softalık, mutaassıplaşma, püritenlik, kurumluluk, şablonculuk
تَزَمَّتَ فِي تَطْبِيقِ الْقَوَاعِدِ وَالْأَنْظِمَةِ بِشَكْلٍ صَارِمٍ.
Kural ve düzenlemeleri katı bir şekilde uygulamada aşırı tutucu oldu.
تَزَمَّتَ الرَّجُلُ فِي رَأْيِهِ وَلَمْ يَسْمَعْ أَحَدًا.
Adam fikrinde bağnazlık etti ve kimseyi dinlemedi.
bağnazlaşmak, softalaşmak, mutaassıplaşmak