وَضَعَتِ الْأُمُّ مَرْهَمًا عَلَى تَسَلُّخِ الطِّفْلِ.

Anne bebeğin pişiğine merhem sürdü.

Eşdizimler

تَسَلَّخَ

يَتَسَلَّخُ، تَسَلُّخ

تَسَلَّخَ جِلْدُ يَدِي مِنْ حَرَارَةِ الشَّمْسِ.

Elimin derisi güneşin sıcaklığından soyuldu.

İlişkili Kelimeler