تَشَخَّصَ

يَتَشَخَّصُ، تَشَخُّص

تَشَخَّصَتِ الْفِكْرَةُ أَمَامَنَا فِي صُورَةِ مَشْرُوعٍ حَقِيقِيٍّ.

Fikir gözümüzün önünde gerçek bir proje olarak cisimleşti.

تَشَخَّصَتْ مَلَامِحُ الْمَدِينَةِ عِنْدَ اقْتِرَابِنَا مِنْهَا.

Şehre yaklaştıkça hatları belirginleşti.