بَعْدَ الْعَمَلِ، أَجِدُ الرَّاحَةَ فِي التَّشَمُّسِ فِي الْحَدِيقَةِ وَقِرَاءَةِ كِتَابٍ.
İşten sonra bahçede güneşlenmek ve kitap okumak bana rahatlık veriyor.
بَعْدَ الْعَمَلِ، أَجِدُ الرَّاحَةَ فِي التَّشَمُّسِ فِي الْحَدِيقَةِ وَقِرَاءَةِ كِتَابٍ.
İşten sonra bahçede güneşlenmek ve kitap okumak bana rahatlık veriyor.
يَجِبُ أَنْ نَرْتَدِيَ وَاقِيَ الشَّمْسِ عِنْدَمَا نَتَشَمَّسُ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ لِحِمَايَةِ بَشَرَتِنَا.
Cildimizi korumak için uzun süre güneşe maruz kaldığımızda güneş kremi sürmeliyiz.
تَتَشَمَّسُ النَّبْتَةُ عِنْدَ النَّافِذَةِ كُلَّ صَبَاحٍ.
Bitki her sabah pencerenin yanında güneşlenir.
يُحِبُّ أَبِي تَشَمُّسَ الصَّبَاحِ عَلَى الشَّاطِئِ.
Babam sahilde sabah güneşlenmesini sever.
güneşleme, güneş banyosu