تَصَدَّرَ الْفِيلْمُ شُبَّاكَ التَّذَاكِرِ فِي الْأُسْبُوعِ الْأَوَّلِ مِنْ عَرْضِهِ.
Film, gösterime girdiği ilk hafta gişede başı çekti.
تَصَدَّرَ الْفِيلْمُ شُبَّاكَ التَّذَاكِرِ فِي الْأُسْبُوعِ الْأَوَّلِ مِنْ عَرْضِهِ.
Film, gösterime girdiği ilk hafta gişede başı çekti.
تَصَدَّرَ الْفَرِيقُ قَائِمَةَ التَّرْتِيبِ هَذَا الْأُسْبُوعَ.
Takım bu hafta sıralamanın başına geçti.
birinci olmak, birinci gelmek, önde gelmek