تَطَهَّرَ مِنَ الذُّنُوبِ بِالتَّوْبَةِ وَالِاسْتِغْفَارِ إِلَى اللهِ.
Tövbe ederek ve Allah'tan af dileyerek günahlarından arındı.
تَطَهَّرَ مِنَ الذُّنُوبِ بِالتَّوْبَةِ وَالِاسْتِغْفَارِ إِلَى اللهِ.
Tövbe ederek ve Allah'tan af dileyerek günahlarından arındı.
تَطَهَّرَ بِالْمَاءِ قَبْلَ أَدَاءِ الصَّلَاةِ فِي الْمَسْجِدِ الْكَبِيرِ.
Büyük camide namaz kılmadan önce suyla temizlendi.
تَطَهَّرَ الرَّجُلُ قَبْلَ الصَّلَاةِ.
Adam namazdan önce paklandı.
gusletmek, boy abdesti almak, taharet almak, taharet etmek, durulanmak, aklanmak, arılanmak, arılaşmak, taharetlenmek
اَلتَّطَهُّرُ قَبْلَ الصَّلَاةِ وَاجِبٌ.
Namazdan önce arınma farzdır.
paklanma, taharetlenme, aklanış, gusletme