تَعَطَّرَ

يَتَعَطَّرُ، تَعَطُّر
Aynı yazılan 1 kelime daha

تَعَطَّرَتِ الْعَرُوسُ قَبْلَ الذَّهَابِ إِلَى حَفْلِ الزِّفَافِ لِتَكُونَ فِي أَبْهَى حُلَّةٍ.

Gelin, düğün törenine gitmeden önce en güzel halinde olmak için parfüm sürdü.

تَعَطَّرَتِ الْغُرْفَةُ بِرَائِحَةِ الْوَرْدِ وَالْيَاسَمِينِ.

Oda gül ve yasemin kokusuyla güzel kokuyordu.

تَعَطُّر

أُحِبُّ تَعَطُّرَ الْغُرْفَةِ بِالْوَرْدِ.

Odanın gül ile kokulanmasını severim.