تَعَلَّلَتِ الشَّرِكَةُ بِالْخَسَائِرِ الْمَالِيَّةِ لِتَسْرِيحِ عَدَدٍ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ.
Şirket, bazı çalışanları işten çıkarmak için mali kayıpları sebep gösterdi.
تَعَلَّلَتِ الشَّرِكَةُ بِالْخَسَائِرِ الْمَالِيَّةِ لِتَسْرِيحِ عَدَدٍ مِنَ الْمُوَظَّفِينَ.
Şirket, bazı çalışanları işten çıkarmak için mali kayıpları sebep gösterdi.
تَعَلَّلَ الْمُوَظَّفُ بِالْمَرَضِ لِيَغِيبَ عَنِ الْعَمَلِ، لَكِنَّ الْمُدِيرَ لَمْ يُصَدِّقْهُ.
Çalışan, işe gelmemek için hastalığı bahane etti, ancak müdür ona inanmadı.
تَعَلَّلَ الطَّالِبُ بِالظُّرُوفِ الصَّعْبَةِ لِعَدَمِ إِنْجَازِ وَاجِبَاتِهِ الْمَدْرَسِيَّةِ.
Öğrenci, okul ödevlerini tamamlamamak için zor koşulları mazeret gösterdi.