تَغَرْغَرَ الْمُغَنِّي قَبْلَ الصُّعُودِ إِلَى الْمَسْرَحِ لِتَحْسِينِ صَوْتِهِ.
Şarkıcı sahneye çıkmadan önce sesini iyileştirmek için boğazını temizledi.
تَغَرْغَرَ الْمُغَنِّي قَبْلَ الصُّعُودِ إِلَى الْمَسْرَحِ لِتَحْسِينِ صَوْتِهِ.
Şarkıcı sahneye çıkmadan önce sesini iyileştirmek için boğazını temizledi.
تَغَرْغَرَ الْمَرِيضُ بِالْمَاءِ وَالْمِلْحِ لِتَخْفِيفِ الْتِهَابِ الْحَلْقِ بَعْدَ اسْتِشَارَةِ الطَّبِيبِ.
Hasta doktora danıştıktan sonra boğaz ağrısını hafifletmek için tuzlu su ile gargara yaptı.
تَغَرْغَرَ الطِّفْلُ بِالْمَاءِ بَعْدَ تَنَاوُلِ الدَّوَاءِ لِلتَّخَلُّصِ مِنَ الطَّعْمِ الْمُرِّ.
Çocuk acı tadı gidermek için ilaç içtikten sonra su çalkaladı.