تَغَيَّظَ

يَتَغَيَّظُ

تَغَيَّظَ الْأَبُ حِينَ رَأَى الْغُرْفَةَ مُبَعْثَرَةً.

Baba odayı darmadağın görünce öfkelendi.

تَغَيَّظَتِ الْمُعَلِّمَةُ مِنْ كَثْرَةِ الضَّجِيجِ فِي الْفَصْلِ.

Öğretmen sınıftaki gürültünün çokluğuna kızdı.