بَدَأَتِ السَّمَاءُ تَتَغَيَّمُ فِي فَتْرَةِ مَا بَعْدَ الظُّهْرِ، مِمَّا يُشِيرُ إِلَى احْتِمَالِ هُطُولِ الْأَمْطَارِ.
Öğleden sonra gökyüzü bulutlanmaya başladı, bu da yağmur yağma olasılığını gösteriyor.
بَدَأَتِ السَّمَاءُ تَتَغَيَّمُ فِي فَتْرَةِ مَا بَعْدَ الظُّهْرِ، مِمَّا يُشِيرُ إِلَى احْتِمَالِ هُطُولِ الْأَمْطَارِ.
Öğleden sonra gökyüzü bulutlanmaya başladı, bu da yağmur yağma olasılığını gösteriyor.
تَغَيَّمَ الْجَوُّ فَجْأَةً بِسَبَبِ الْعَاصِفَةِ الرَّمْلِيَّةِ الَّتِي هَبَّتْ عَلَى الْمَدِينَةِ.
Şehre esen kum fırtınası nedeniyle hava aniden karardı.
dumanlanmak, buğulanmak, puslanmak
نَتَوَقَّعُ تَغَيُّمَ السَّمَاءِ غَدًا.
Yarın gökyüzünün bulutlanmasını bekliyoruz.
dumanlanma, buğulanma, puslanma