تَجَمَّعَ النَّاسُ لِيَتَفَرَّجُوا عَلَى الْأَلْعَابِ النَّارِيَّةِ فِي لَيْلَةِ الْعِيدِ.
İnsanlar bayram gecesi havai fişekleri izlemek için toplandı.
تَجَمَّعَ النَّاسُ لِيَتَفَرَّجُوا عَلَى الْأَلْعَابِ النَّارِيَّةِ فِي لَيْلَةِ الْعِيدِ.
İnsanlar bayram gecesi havai fişekleri izlemek için toplandı.
كَانَ الْأَطْفَالُ يَتَفَرَّجُونَ عَلَى الْحَيَوَانَاتِ فِي حَدِيقَةِ الْحَيَوَانِ بِفُضُولٍ.
Çocuklar hayvanat bahçesinde hayvanlara merakla bakıyorlardı.
أُحِبُّ أَنْ أَتَفَرَّجَ عَلَى الْأَفْلَامِ الْوَثَائِقِيَّةِ فِي وَقْتِ فَرَاغِي.
Boş zamanlarımda belgesel filmler seyretmeyi severim.
أُحِبُّ التَّفَرُّجَ عَلَى الْأَفْلَامِ الْوَثَائِقِيَّةِ فِي أَوْقَاتِ فَرَاغِي.
Boş zamanlarımda belgesel filmler seyretmeyi severim.
seyircilik, seyrediliş