تَلَا الْإِمَامُ آيَاتٍ مِنْ الْقُرْآنِ الْكَرِيمِ فِي صَلَاةِ الْجُمُعَةِ.
İmam, Cuma namazında Kur'an-ı Kerim'den ayetler okudu.
تَلَا الْإِمَامُ آيَاتٍ مِنْ الْقُرْآنِ الْكَرِيمِ فِي صَلَاةِ الْجُمُعَةِ.
İmam, Cuma namazında Kur'an-ı Kerim'den ayetler okudu.
تَلَا اللَّاعِبُ خُطُوَاتِ الْمُدَرِّبِ بِدِقَّةٍ.
Oyuncu, antrenörün adımlarını dikkatle takip etti.
seslemek, zikretmek