لَحِقَ

يَلْحَقُ، لَحَاق

حَاوَلَ الْعَدَّاءُ أَنْ يَلْحَقَ بِالْمُتَسَابِقِ الَّذِي يَتَقَدَّمُهُ فِي السِّبَاقِ

Koşucu yarışta önündeki yarışmacıya yetişmeye çalıştı.

لَحِقَتْ أَضْرَارٌ كَبِيرَةٌ بِالْمَنَازِلِ بِسَبَبِ الْعَاصِفَةِ.

Fırtına yüzünden evler büyük hasar gördü.

رَكَضَ بِسُرْعَةٍ لِيَلْحَقَ بِالْحَافِلَةِ قَبْلَ أَنْ تُغَادِرَ الْمَحَطَّةَ

Otobüs istasyondan ayrılmadan yakalamak için hızla koştu.

لَحِقَ الْأَبُ بِعَائِلَتِهِ فِي الْمَدِينَةِ بَعْدَ شَهْرٍ.

Baba bir ay sonra şehirdeki ailesinin yanına gitti.

Ayrıca: peşinden gitmek, takip etmek

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler