تَلَصَّصَ

يَتَلَصَّصُ، تَلَصُّص
Aynı yazılan 1 kelime daha

تَمَّ القَبْضُ عَلَيْهِ وَهُوَ يَتَلَصَّصُ عَلَى جِيرَانِهِمْ مِنَ النَّافِذَةِ.

Komşularını pencereden gizlice dinlerken yakalandı.

لَا يَجُوزُ التَّلَصُّصُ عَلَى خُصُوصِيَّاتِ الآخَرِينَ بِأَيِّ شَكْلٍ مِنَ الأَشْكَالِ.

Başkalarının mahremiyetini hiçbir şekilde gözetlemek caiz değildir.

تَلَصُّص