تَلَظَّى

يَتَلَظَّى، تَلَظٍّ

تَلَظَّى الْحَرِيقُ بِسُرْعَةٍ كَبِيرَةٍ بِسَبَبِ الرِّيَاحِ الْقَوِيَّةِ.

Güçlü rüzgarlar nedeniyle yangın çok hızlı bir şekilde alevlendi.

تَلَظَّى قَلْبُهَا شَوْقًا إِلَى أَهْلِهَا.

Ailesine duyduğu özlemle yüreği yanıp tutuşuyordu.