تَمَّمَ

يُتَمِّمُ، تَتْمِيم

تَمَّمَ الْعُمَّالُ بِنَاءَ الْجِسْرِ فِي وَقْتٍ قِيَاسِيٍّ.

İşçiler köprünün inşaatını rekor sürede bitirdiler.

يَجِبُ أَنْ نُتَمِّمَ الْمَشْرُوعَ قَبْلَ نِهَايَةِ الشَّهْرِ الْحَالِيِّ.

Bu projeyi bu ayın sonundan önce tamamlamamız gerekiyor.

نَأْمُلُ أَنْ نُتَمِّمَ الصَّفْقَةَ بِنَجَاحٍ فِي الْأَيَّامِ الْقَادِمَةِ.

Umarız önümüzdeki günlerde anlaşmayı başarıyla sonuçlandırırız.